Her zaman söylerim, Karaman tarihi ve doğal dokusu ile en şanslı illerimizden biri. Karadağ'dan Taşeli platosuna, Hacıbaba'nın zirvelerinden Taşkale'ye adım başı farklı bir zenginliğe sahip bu bölgemiz.
Taşkale sevdiğim, sık sık gitmek istediğim beldelerimizden biri. Hatta Taşkaleli hısımlarımdan biri girişteki kaya bloklarındaki antik tahıl ambarlarının altındaki evinin anahtarını vermişti, oraya gittikçe kalmam için.
Geçtiğimiz Pazar Konfad üyesi arkadaşlar ve yeni mezun kursiyerlerle gittik Taşkale'ye. Çoğunluğu fotoğrafa meraklı, uyumlu bir guruptu. Sanırım dönüşte de çok güzel karelerle döndüler.
Karaman merkezde kısa bir duraklamadan, çay molasından sonra ilk durağımız Manazan mağaralarıydı.
Bu mağaralar Taşkale'ye 5 km. uzaklıkta dört katlı birbirine bacalarla geçişi olan dört kat mağaradan oluşuyor. Burası Bizans döneminde oyulmuş hem mesken hem korunak olarak kullanılmış. Mağaralar giriş, kum kale, at meydanı ve ölüler meydanı olarak adlandırılıyor. Öllüler meydanında bulunan bir kız çocuğunun cesedi halen Karaman müzesinde sergileniyor. Manazan mağaraları 1986 yılında arkeolojik sit alanı ilan edilmiş. Kayalıkların fosil oluşumu sebebiyle de 1993 yılında 2.derece doğal sit alanı ilan edilmiş.
Mağaraların hemen doğusundaki papazın bağı mükemmel bir kamp alanı.
Manazan mağaralarının güneyinden Ibrala çayı akıyor. Yeşildere'nin hemen altında yapılan bir göletle çevre tarım alanlarının sulanması hedefleniyor. Aslında Yeşildere turizm açısından ihmal edilmiş beldelerimizden biri. Oysa çok güzel doğal ve tarihi zenginliklere sahip. Ibrala vadisi güzel bir doğa yürüyüşü alanı. Yunus Emre'nin dedesi İsmail Hacının yaylası da Yeşildere'de.
Taşkale'ye her gidişimde bir kere daha üzüntüyle dönerim. Bu tarihi, doğal güzellikleriyle zengin beldemiz ne yazık ki her geçen gün biraz daha geriye gidiyor.
Belde otantik yapısıyla, geçmiş kültürel değerlerini bugüne kadar korumasıyla ve Atatürk'ün Ata Yurdu olmasıyla önemli bir belde. Aynı zamanda halılarıyla ünlüydü. Geleneksel motiflerle dokunan ve literatüre Kızıllar halısı olarak geçen bu halılar artık üretilmiyor. Beldeye ilk gittiğim yıllarda onlarca halı atölyesi vardı, buralarda piyasa işi halılar dokunuyordu ve belde halkı geçimini bundan sağlıyordu. Bu gidişimizde gördük ki tek bir halı atölyesi bile kalmamıştı.
Beldede tarım arazisi yok denecek kadar az. Bahçeler beldenin güneyinden geçen çayın çevresinde ve Gürlük pınarının altlarında var sadece. Ören yerlerinin çokluğu beldeden göçün acı bir göstergesi aslında.
Böyle beldelerde yerel yöneticinin şevki ve becerikliliği çok önemli. Taşkale'ye varınca yeni seçilen başkanı sordum, belde halkı umutlu. Daha sonra kendisini makamında ziyaret ettiğimiz
Belediye Başkanı Muhittin Sunaoğlu, başta sarkıt ve dikitleriyle müthiş bir doğa anıtı olan İncesu Mağarası olmak üzere bütün beldeyi turizme kazandırmak için yeni projeler üretiyor. Bence bu güzel projeler yoksul bir beldenin maddi imkânlarıyla hayata geçirilemez. Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün de desteği şart. Karaman Müzesi Müdürü Nurettin Özkan Taşkale'de önemli araştırmalar yaptı. Bu konuda oldukça yardımı olabilir.
Taşkale Karaman'a 46 km.Yeşildere'den Taşkale'ye kadar uzanan vadinin kenarları Yeşildere ya da yerel halkın dediği gibi ıbrala çayının suları ile sulanıyor. Patatesten cevize bu vadide üretilen bütün ürünler organik. Yaklaşık yirmi km.lik vadi doğa yürüyüşü ve kamp için eşsiz yerler. Özellikle gürül gürül akan suları ile Taşkale'nin tam karşısında bulunan Gürlük pınarının çevresi kampçılar için bulunmaz bir yer.
Manazan mağaraları ve İncesu mağarası ışıklandırılabilirse turizme büyük katkıları olacağını düşünüyorum. Ayrıca İncesu mağarasının güneyindeki vadide eşsiz bir yürüyüş alanı.
İncesu mağarası beldenin 9 km güneyinde, 1356 metre uzunluğunda doğal bir anıt.
Taşkale halkı geleneksel kültüründen hiç kopmamış, köy seyirlik oyunlarını, özellikle deve oyununu özel günlerde hala sergiliyorlar.
Gezginler, beldede lokanta ya da benzeri bir işletme olmadığı için yemek sorunu ile karşılaşabilirler. Bu yüzden hazırlıklı gitmelerinde fayda var. Gurupların geceleyeceği bir mekân olmaması da ayrı bir dezavantaj belde için.
Taşkale'nin doğası, tarihi mükemmel ama insanları bir ayrı güzel. Bütün sıkıntılarına rağmen güleryüzlü ve konuksever insanlar. Daha arabadan iner inmez Birsen cadımın babası ile karşılaştık. Kucaklaştık, doğru onlara gittik. Bu yazıyı yazarken hala Birsen cadımın pişirdiği sıcacık bazlamaların kokusunu duyuyorum.
Zeki Oğuz / Memleket
OKUNMA SAYISI: 602
Bu habere toplam 2 yorum yapıldı. Sizde yorum yapmak ister misiniz? Tıklayın
annem
O BENIM ELERI KINALI ANNEM SENIN YAPTIGIN EKMEKLERI OZLEDIM KOYUM BURNUMDA TUTUYOR SU ANDA ISTANBULDAYIM INSALLAH YAZIN GELECEGIM BIRDE O YORUM YAPAN ARKADASA CEVEP VERMEK ISTIYORUM O KADIN KOCASINDAN HABERSIZ BIRSEY YAPMAZ KOMIK OLMA ARKADAS
ah ebem ahh..
haber karaman tarihi açısından çok önem taşımakta ben kim yaptıysa gerçekten güzel olmuş ama fotoğraf kısmında eksiklik var bence ... son bişey ekleyim oraya ebemin resmini koyarken dedemden izin almamışsınız dedem ebemi valla dayaktan öldürdü evde..
Bu haberi üyesi olduğunuz bookmark sitelerinde dostlarınıza tavsiye edin.
DİĞER KÜLTÜR / SANAT HABERLERİ
"Mar" Filminin Çumra ve Karaman'da Çekimleri Devam Ediyor
Konya'nın Çumra ilçesinde başlayan "Mar" adlı uzun metrajlı filmin çekimleri sürüyor.