Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) nedir ?


Mehmet Asil YILMAZ

Çukurova'dan Karaman Ovasına

15 Şubat 2010 Pazartesi
YAZI BOYUTU: A A A

Dünya nüfusu her geçen gün hızla artmaktadır. Bu nüfuz artışına paralel olarak da üretilen ürünlerimizin de aynı düzeyde arttırılması zorunludur.

Aksi takdirde insanların yeterli beslenememesi nedeniyle bazı Afrika Ülkelerinde olduğu gibi açlık sorunuyla karşı karşıya geliriz Türkiye de bile bu nüfus artışı son yıllarda yapılan araştırmalara göre 72.8 milyona ulaşmıştır. Nüfus yoğunluğu kontrol altına alınmaz ise açlık kapımızda nöbet tutar. Yapılacak iş, İsviçre ‘de olduğu gibi bilim adamlarına değer verilmesi ve yaptığı araştırmalarında uygulamaya konulması gerekir diye düşünüyorum Bilim adamı demek fikir üretebilen kişi demektir. Bu günden yarınları görebilen kişi demektir Böylelikle nüfus artışıyla ilgili sorunlar ve bunun paralellinde GDO'lu ürünlerle ilgili konular gündeme gelmiş oldu.

GDO'lu ürünlerle ilgili konularda kamuoyu çeşitli konuşmalara yazılı ve görsel basında tanık oldular.. GDO, dışarıdan bitkiye belli bir karakteri taşıyan genin yani nükleik asitin, DNA parçasının, diğer bir bitki hücresine aktarılması ve sonra bu genin bu bitkinin kromozomlarıyla birleşmesi demektir. Yani bunun diğer bir adı Genetiği Değiştirilmiş Organizmadır.

GDO'lu bitkiler doğada yetişen diğer bitkilerden farklı olarak genlerinde kendi türlerine ait olmayan genleri taşımaktadır. GDO'lu ürünler örneğin soya ve mısır ürünlerin üretimi ve tüketimi çok gelişmiş bazı ülkelerde yasaklanmıştır. Bu ülkeler de, üretici ülkelerden sadece GDO'suz soya ve mısır ürünlerini, ithal ederek sofralarında tüketebilmektedirler.

Ülkemizde ise GDO'lu soya ve mısır tohumları üretilmiyor ve satılmıyor, ithal de edilmiyor. ancak GDO'lu hayvan yemleri ülkeye giriyor (bu girişlerde yasal değil )ve bu yüzdende çeşitli ürünler de tavuk,koyun eti, süt ve süt mamulleri mısır yağı, soya kıyması, soya unu, soya yağı, glikoz ,pasta çikolata kola,,baklava , sucuk, salam, sosis, köfte pizza, hamburger, soya unu, kırmızı etli ürünler, soya etli kıyma,soya yağı, kozmetik ürünler, mısır yağı, bebek mamaları gibi v.b marketlerden alınıp tüketebiliyor

Bazı tarım uzmanları özellikle GDO ürünlerinin insan sağlığına önemli zararlar verdiğini ancak mekanizmalarının bilinmediğini bildirmektedirler. Bazı uzmanlar da bu ürünlerin zararları yok ama araştırmalarla da zararları henüz saptanmadığı için bu konu üzerinde fikir yürütmek sağlıklı olmaz diyorlar

GDO ürünlerinin tarımsal bir karakterin iyileştirilmesinde ve girdi maliyetlerinin düşürülmesinde kullanılmaktadır. Mısır bitkisine çok zararlı olan mısır iç kurduna karşı pamuk ve mısır bitkilerine Basillus thuringiensis bakterisinden kristalize edici Cry genleri aktarılmış ve bu sayede de mısır bitkilerinde beslenen böceklerin zararları büyük çoğunlukla önlenmiş oluyor. Mısır iç kurduna karşı böcek öldürücü kimyasallar kullanılmadığı içinde de çevre kirletilmemiştir deniliyor. Ancak yabancı otlarla mücadelede benzer durum yaşanmayacağı bildiriliyor.

Herbisitlere dayanıklılık geni içeren bitkiler ,elde edildikten sonra, aktarılan bu gen döllenme yoluyla (özellikle yabancılarla döllenen bitkilerde) yabancı otlara geçiş yapabiliyor. Böylece, herbisitler de yabancı otları etkileyemeyecektir deniliyor. Buradan da açıkça belirtmek isteriz ki yabancı ot populasyonlarında hızlı bir artış önümüzdeki yıllarda gözlenebilinecek ve bu yabancı otların kontrolleri de gereği gibi yapılamayacaktır. Yabancı otlar ile ilgili sorunlarda artacak, üreticilerin iş gücü maliyetleri de artacaktır.

GDO'lu ürünler görsel olarak anlaşılmaz ve bu bitkilerde aynı morfolojik özelliğini muhafaza eder.Bunu ayırt etmek için aktarılan genin baz dizisini ve fonksiyonlarını bilmek gerekir. Diğer taraftan bilim adamları tarafından geliştirilen yeni tekniklerle tarlada üretici bile ürünün GDO'lu olup olmadığını anlayabilmektedir.

İnsan sağlığı açısından söylenecek söz GDO'lu ürünler çok masum değildir ve bu ürünleri tüketen insanlarda antibiyotiklerin etki mekanizmaları önemli oranda azalabileceği bildirilmektedir. GDO'lu ürünlerin kullanımı sonucu allerjik sorunların da yine arttığı bildirilmektedir (www.Genetically Modified Organisms).

Sağlığımız açısından bu nedenle, organik tarımsal yöntemlerle üretilen ürünlerin yetiştirilmesi ve tüketilmesi yoluna gidilmesi gerekir. Avrupa Ülkeleri Organik Yöntemlerle Üretilen gıda ürünlerini tüketmeye özen gösterirken, bizim halkımız niçin bu özeni beslenmelerin de gösteremiyor?

Bu nedenle Hacıbabadağı ile Karadağ arasında bulunan organik ürünlerin yetiştirilmesine son derece elverişli olan tarım arazilerimizle iç içe olan dağlarda ve bu alanlarda taş ocakları, çimento fabrikası gibi çevre kirletici unsurların kurulmaması gerekir. İnsanlarımızda gelecekleri için bu konuda son derece duyarlı olmaları gerekir
Yani bu topraklarda yetiştirilen zehirsiz besinlerle halkımızın beslenmesi ön plana alınması gerekmektedir.

SONUÇ:

1. İnsan sağlığı açısından GDO'lu ürünler çok masum değildir ve bu ürünleri tüketen insanların alerjik olaylarla daha sık karşılaşılabileceği ve çeşitli olumsuzluklara karşı da kullanılan antibiyotiklerin etki mekanizmalarında önemli oranda azaltmaları söz konusu olacağı bildirilmektedir.

2. Her derde deva olarak bildirilen Kinin ve DDT'nin kullanılması sürekli yapılan araştırmalarla ortaya konulan yan etkilerinden dolayı (uzun süre kinin kullanan hamile kadınlarda çocuk düşürmeye sebep olduğu için, DDT de yine canlılarda ölüme neden olduğu için) şimdi yasaklanmıştır. Aynı durum toprakta bulunan mantarlar, nematodlar gibi zaralı canlıların mücadelesinde kullanılan Metilbromid için de söz konusu olmuş, şimdi bu kimyasalların yan etiketlerinden dolayı toprak dezenfeksiyonun da kullanılması yasaklanmıştır.

3. GDO'lu ürünlerin kullanımı nedeniyle canlılarda ölümcül hangi tür hastalıklar ortaya çıkacak veya çıkabilir sorusu henüz bilinmiyor. Araştırmaların da sonuçlarının sonlandırılması için de çok uzun yıllara gereksinim vardır. Diğer taraftan bazı araştırıcılara göre GDO ‘lu ürünler insan sağlığına zararlıdır ama insana verdiği zarar mekanizmaları saptanmadığı için bu konuda söz söylemek erkendir deniliyor.

4. Her tüketici GDO'lu ürünlerde bu aktarılan genin hangi canlıdan alındığını bilmesi gerekir. Bu nedenle üretici firmalar ürünün üzerine GDO'lu olduğunu ve hangi canlıdan da gen alınarak bu ürünün hazırlandığını etiketlere yazması zorunlu olmalıdır. Kısacası ürünlerin GDO'lu olup olmadığı mutlaka etiketlere yazılmalı ve tüketiciler'de yediği ürünlerin GDO'lu olup olmadığını da bilmeleri gerekir.

5. GDO'lu tohumların ithali yasaklanmıştır. Ancak kaçak olarak çeşitli GDO' lu ürünler ülkemizde bulunmaktadır. Tarım Bakanlığı tarafından ürünlerin GDOlu olup olmadığı kontrol altına alınması gerekir.

GDO'lu ürünlerin yıllar sonra canlılara ne tür zararlar vereceği bilinmiyor. Bu nedenle bir bilim adamı olarak, yöremiz topraklarının tarım dışı amaçlarda kullandırılmasının engellenmesi yönünde halkımızın daha duyarlı ve tutarlı olmalarını, tüketicilerimizin de organik ürünlerin tüketilmesinin kendi sağlıklarının korunması açısından daha faydalı olacağını bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Prof. Dr.Mehmet Asil Yılmaz
(Lefke Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, KIBRIS)

Verilen oy: 4.5 (Toplam 47 oy kullanıldı)

OKUNMA SAYISI: 1991

  • Yorumlar (3 yorum)
  • Yorum Yaz
  • Paylaş
  • Arkadaşına Gönder

Köşe Yazısının Yorumları

Bu Köşe Yazısına toplam 3 yorum yapıldı. Sizde yorum yapmak ister misiniz? Tıklayın

Osman Nevres Yılmazlar
2010-04-06 14:39:18

konu önemli
Hocam
Bu konu üzerinde biraz daha durmalısınız.
Karaman çiftçisi konuyu anlar önemserse, geleceğini parlatır. Selamlar

asdsad
2010-04-06 05:57:47

Plovdiv
ada da

gdo
2010-03-02 21:31:09

Mount Carey
GDO

Köşe Yazısına Yorum Gönder

Köşe Yazısına yorum yapın, sesinizi duyurun
* T.C. yasalarına aykırı, kin, nefret, hakaret, suç unsuru içeren yorumlar yayınlanmayacaktır!

Köşe Yazısını Dostlarınızla Paylaşın

Bu Köşe Yazısını üyesi olduğunuz bookmark sitelerinde dostlarınıza tavsiye edin.

Köşe Yazısını Arkadaşınıza Gönderin

Bu Köşe Yazısını Arkadaşınıza Önerin...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI :

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Get Flash player


Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Armutlu Yem ve Un

Get Adobe Flash player