Altyapı çalışmaları şehre yapılan en büyük yatırımlardandır. Bugün Dünyada en gelişmiş Şehirlere bakarsanız, ilk yaptıkları ve ilk bitirdikleri iş altyapı olmuştur. Kendimi bildim bileli, hangi belediye başkanı geldiyse bitmek bilmeyen şekilde toz duman içinde her yaz yollar kazılmış, kaldırımlar bozulmuş yeniden yapılmıştır.
Halka en zor anlatılan, en çabuk unutulan yatırım da toprağın altında kalan altyapı yatırımlarıdır. En önemlisi de maliyeti fazla olmasına rağmen yapıldıktan sonra göze görünmeyen cinsten olmasıdır. Oysa yapılanın sağladığı fayda akla getirilebilse yatırım yerine oturacaktır belki de. Her yıl tozu toprağı gören halkta ise onu düşünecek hal bırakılmamaktadır.
Şehrimiz modernize olduğu için, Doğalgazın hatırına, çeşmelerden kalitesiz bile olsa düzenli su akmasına hiçbirimizin sesi çıkmıyor. Kazılan yollar, açılan çukurlar, yeniden açılan yeniden kapanan yeniden döşenen yol taşları. Daha evvelde yazdık, yine yazarız. Halkın sesi olabiliyorsak, insanların düşünüp şikayet edemediklerini yazıya dökebiliyorsak ne mutlu bize.
Bazı olaylar sürekli Belediyelere mal edilse de Devletin hantal yapısı sisteme oturmadıktan sonra ne yapsanız, ne yazsanız çare olamaz, çözüm sunamazsınız.
Yaz geliyor umarım bu yaz da devam etmez bu kazı ve yapboz işleri. Toz, toprak deyip geçmek yersiz olur kendimce. Koskoca bir şehrin haykırışı var bu problemin temelinde. 126 Bin nüfuslu bir kent ve her gün toz bulutlarıyla çarpışan insanlar. Duyarsız kalmak imkansız. Kaldı ki çarşıda, yolda, sokakta, bütün insanların ortak sohbeti yine bu olmaya başladı.
Bu köşeden; Ey Yetkililer ...! Görevliler...! diye istediğim kadar bağırsam da, haykırsam da biliyorum ki duysalar da hiçbir şey yapamayacaklar. Çünkü kazılması gerekiyor. Daha evvelki belediye başkanlarının döşediği taşlar da kaldırılması gerekiyor. En asgari gürültü, en çabuk iş bitirme planlanarak her şey halkın gözü önünde, bütün çalışmalar ortada.
Geçtiğimiz yıllarda Doğalgaz kazısı yapan şirket araçlarının ve elemanlarının ne kadar hızlı çalıştığı çarşı içinden, İsmet Paşa Caddesinden geçerken herkes tarafından ilgiyle izlendi, takdirle karşılandı. Doğruya doğru. Takdir ettik. Teşekkür haberleri yazdık.
Ancak pazartesi gününden bu yana devam eden bir çalışma var ki sokaklara şenlik. 3 gündür arızayı bulamayan ekipler koskoca ana caddeyi delik deşik ettiler. Hayır delik deşit etmeleri bir yana; Vatandaşlar, araç sürücüleri, trafik ekipleri, doğalgaz ekipleri her an tedirgin bekliyorlar ki başka yerlere zarar verilmesin. Hele Cadde esnafı müthiş tepkili. Bu çalışmalara ciddi ve hızla devam edilmeli gerekirse gece bile... Karaman halkını kendi kaderleriyle baş başa bırakacak kadar yavaş olunmasın yeter.
Kaynaklarımızın doğru kullanımı açısından da çok önemli olan bu altyapı çalışmalarında, birlikte hareket etme ruhu taşıyan yerel ve ulusal yöneticilerin işbaşında olmaları şehirlerimizin kaderlerinde değil, bunu sağlamak da hepimizin elinde olduğunun bilincinde olmalıyız.
Son bir hafta içinde kaç defa haber konusu oldu bu şebeke suyu arızaları. Şehrin altyapısı mı çürüdü? Yoksa yapılan işçilik mi kalitesiz? Amatörce mi çalışma yapılıyor? Halkın aydınlatılması şart.
OKUNMA SAYISI: 859
Bu Köşe Yazısına toplam 2 yorum yapıldı. Sizde yorum yapmak ister misiniz? Tıklayın
sosyal Güvenlik
SOSYAL GÜVENLİK PENCERESİ 20
“ Tarık GÜRBÜZ”
tarik_gurbuz@yahoo.com.tr
5 YIILIK BAĞ-KUR PRİM BORÇLARININ DURDURULMASI
Sosyal Güvenlik Reformu kapsamında” 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu”nun bir çok maddesi 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş iken,bazı istisnai maddeler daha farklı zaman dilimlerinde yürürlüğe girmiştir/girmektedir
Bağ-Kur’lu olup da 30.04.2008 tarihi itibariyle 5 yıl ve 5 yılı aşan süreye ilişkin prim borcu olanların borçlarının silinmesi/durdurulması ile ilgili olarak “Kendi adına ve hesabına çalışanların sigortalılıklarının durdurulmasına ilişkin hükümler başlıklı” 5510 sayılı kanunun geçici 17.maddesin “ Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” hükümleri 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
İlgili yasa kapsamında bahsedilen Genel Tebliğ ise 14.01.2009 tarihinde 27110 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış olup;30.04.2008 tarihi itibariyle 5 yılı aşan süreye ilişkin borçları olan Bağ-Kur sigortalıları 6 ay içinde(01.02.2009/03.08.2009 tarihleri arasında) ilgili döneme ait borçlarını ödemeleri gerekmektedir.Aksi takdirde en son ödedikleri Bağ-Kur Primine karşılık gelen ayın sonu itibariyle,hiç prim ödemesi bulunmayanların ise ilk tescillerinin/kayıtlarının yapıldığı tarih itibariyle sigortalılıkları durdurulacak/dondurulacak,bu dondurulan sürelerle ilgili prim borcuna ilişkin süreler,Bağ-Kur(4/b) sigortalıları açısından sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyecektir.SGK açısında ise bu süreler Kurum alacağından çıkartılmış, sigortalılar aleyhine ise prim borcu takibatı yapma durumu söz konusu olmayacaktır.Sigortalılıkları ilgili yasa gereği durdurulan 4/b sigortalılarının 1479 ve 2926 sayılı yasa kapsamındaki çalışmaları devam etmesi durumunda da 01.05.2008 tarihinden sonra yeninden Bağ-Kur hizmeti /sigortalılığı otomatik olarak başlatılmaktadır.
Bağ-Kur prim borçları 30.04.2008 tarihinden geriye doğru en az 5 yıl dondurulan/durdurulan/silinen Bağ-Kur sigortalılarının kendilerinin veya hak sahiplerinin daha sonraki bir zaman diliminde SGK’na müracaat ederek dondurulan sigortalılık hizmetlerinin yeninden canlandırılmasını/ihya edilmesini talep etmesi durumunda;5510 sayılı kanunun 80.maddesinden geçen prime esas kazanç üzerinden hesaplanan ve sigortalıya/hak sahibine SGK tarafından tebliğ edilen borç tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde ödemesi gerekmektedir. 3 aylık süre içerisinde ödenmeyen veya kısmi yapılan ödemeler durdurulan sigortalılık süresini ihya etmeyeceği gibi ödenen tutarlar SGK tarafından müracaat sahibine iade edilecektir/edilmektedir.Bu durumdaki müracaat sahipleri SGK ’na müracaat etmek sureti ile yeniden 30.04.2008 tarihinden geriye doğru en az 5 yıl ve üzeri borçlarının tamamının ödenmesini talep edebilmektedir/edebilecektir.
Küresel ekonomik krizden nasibi alan ülkemizde SGK’ na Bağ-Kur prim borcunu ödeyemeyen esnaf ve çiftçilerimizin bu yasal imkandan yararlanmak sureti ile 30.04.2008 tarihinden geriye doğru en az 5 yıl dondurulan prim borçları yanında sadece 01.05.2008 tarihinden sonraki Bağ-Kur prim borçlarını ödemek zorunda olması özellikle Bağ-Kur prim borçlarını ödeme imkanı olmaması sebebi ile sağlık hizmetlerinden faydalanamayanların karşılarına çıkmış/çıkartılmış bir fırsat olarak değerlendirmelidir/değerlendirilmektedir.
5510 sayılı yasanın geçici 17.maddesi ile yukarıda bahsi geçen uygulamalar sadece 30.04.2008 tarihinden geriye doğru en az 5 yıllık prim borcu olanları kapsadığından;30.04.2008 tarihi itibariyle 4 yıl 11 ay 29 gün prim borcu olanların bu yasal haktan mahrum kalmaları ile birlikte bu yasal haktan faydalanma imkanı olup ta böyle bir hakkının olduğunu halen günümüze kadar öğrenemeyen/öğrenmemiş bir çok Bağ-Kur’lu sigortalının mevcudiyeti,SGK bilgisayar sisteminin tam anlamıyla ilgili yasal mevzuat açısından gerekli işlevi görememesi, yasanının içeriği ve uygulanışı ile ilgili en çok tartışılan/eleştirilen konular arasında yer almaktadır.
Kente karşı duyarlı ilgi
Sayın İkram Alkan Bey, yaşadığınız kent ile ilgili yazınızı okudum. Uyarınız yerli-yerine oturmuş. Katkılarınızı beğendim başarılar.
Yazarların e-posta adresleri yok. Bu ekliği giderin. www.Bilgeata.com web sitemi incelerseniz mutlu olurum. Kalem arkadaşlarınıza da selamlar. web Sitemdeki anketi ve Kızılderili soykırmı ile ABD, AB' lilerin yaptıkları soykırmları da incleyizniz. Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar dilerim. Bilgeata. 13 Mart 2010
Bu Köşe Yazısını üyesi olduğunuz bookmark sitelerinde dostlarınıza tavsiye edin.
YAZARIN DİĞER YAZILARI :