banner334
01 Mart 2017 Çarşamba 16:22
Darbeciye akrabaları sırt çevirmiş

Cumhurbaşkanına suikast davasında ifadesi alınan Özel kuvvetlerde görevli eski Yüzbaşı Mehmet Cantaz, olay gecesi Cumhurbaşkanının alınacağını daha sonra öğrendiğini ve makineli tüfekçi olarak helikopterden aşağı inmediğini söyledi.

Cantaz verdiği ifadede, “Aleyhime olan bu suçlamaları kabul etmiyorum. Olay gecesi İsmail Yiğit’ten görevli olduğumu öğrendim. Özel Kuvvetlerin görevi gayri nizami harp usullerini kullanmaktır. Normal görev olmadığı için ve gizlilik içinde yürütülen bir iş olduğu için emri kimden aldığımızı soramıyoruz. Operasyonu sadece bilmesi gerekenler bildiğinden dolayı nereye gideceğimizi sormadım, sorulmaz. Şükrü Seymen’in emrinden sonra kıyafetlerimi değiştirdim. Çiğli’de Gökhan Şahin Sönmezateş bizi karşıladı. Ülke çapında sıkı yönetim ilan edildiğini ve TSK’nın yönetime el koyduğunu belirtti. Biz burada sıkıyönetim ilan edildiğini öğrendik ama olağan dışı bir durum görmedim. Çevremizde de kimse yoktu. Çiğli’de görev dağılımı yapıldı. Ben makineli tüfekçi olarak görevlendirildim. Burada Marmaris’te bir faaliyet icra edileceği söylendi ama net bir bilgi verilmedi. Birinin teslim alınacağını, bunun Cumhurbaşkanı olduğunu daha sonraki konuşmalardan anladım” dedi.

Mahkeme Başkanı ‘Çiğli’de iken operasyonun Cumhurbaşkanına olduğunu anlamış mıydın?’ sorusuna ‘Evet anladım’ diye cevap veren Cantaz, “Bu arada insanın aklından her şey geçiyor. Bundan sıyrılmayı düşündünüz mü sorusunu kendime sordum. Gitmiyorum diye kimseye söylemedim. Kimse de söylemedi. Gitmeyen olmadı. MAK’cılarla aynı helikoptere bindim. Benden başka makinalı tüfek taşıyan bir iki kişi daha vardı. Hava harekatlarında iniş-binişler çok seri olur. İniş esnasında inenler tarafından dürtüldüm. Helikopterdeki son kişi olduğum için karar verdim ve helikopterden inmedim. Ancak inmediğimi emre itaat etmeyince diğer makinalı tüfekçi ismini sonradan öğrendiğim Hasan Aslanbay bana karşı hareket edebileceğini düşündüm ama yine de inmedim. Marmaris’te helikopter biraz durduktan sonra Bodrum’a geri döndük ve Imsık’a indik. Burada da kimseye görünmemeye çalıştım. Makineli tüfeği helikopterde bıraktım, piyade tüfeği aldım. Teknisyenler yakıt almaya gelindiğini söyledi. Ben ağaçlık bir yere gittim. Bu sırada bir Skrosky helikopter geldi. İçinde yaralı olduğu ve ambulans gerektiği söylendi. Ambulans aramaya gittim. Döndüğümde güvenli bulduğum için yaralının olduğu helikoptere bindim. Çiğli’ye gittik. Biz burada teslim mi yoksa tevkif mi olduk bilemiyorum. Önce helikopterden inmediğim için gözaltına alındığımı düşündüm, sonra başarısız darbe girişimini öğrendim. Karakolda ‘Cumhurbaşkanını öldürüp siz mi Cumhurbaşkanı olacaksınız’ dediklerinde bu olayı daha net öğrendim” dedi.

“Dost ve akrabalarım medyada çıkan haberler sonrası bana sırt çevirdi”

İddianamede ‘Ben helikopterde kalması gereken makineli tüfekçi olarak görülüyordum. Ancak olayın doğrusu bu değil. Ben helikopterden inmedim. Planlanan makineli tüfekçi sayısı dört, helikopter sayısı dört. Ateş etmedim, silah bile doğrultmadım. İlk teslim olanlardanım. Hiçbir örgüt ile bağlantım yok” diyerek, yedi buçuk aydır herhangi bir geliri olmadan bir eşi ve iki çocuğunu bakmak zorunda olduğunu, medyadaki haberlerden dolayı da dost ve akrabalarının kendisine sırt çevirdiğini söyledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.