16 Aralık 2016 Cuma 22:46
2002’de 79 milyar TL olan bütçe gelirleri 2016’da 600 milyar TL’ye ulaştı

Ankara - Grup Başkanvekili Bülent Turan, muhalefetin "saray" dediği yerin bu milletin evi olduğunu belirterek, "Bizde 316 tane Recep Tayyip Erdoğan var. Biz biliyoruz ki Menderes, Demirel, Türkeş, Erbakan ve Özal da başkanlık sistemini bu ülkenin menfaati olarak ifade ettiler." dedi.

Turan, TBMM Genel Kurulunda, 2017 yılı bütçe görüşmelerinin son gününde AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, bütçenin kendileri için sadece teknik bir kanun olmadığını belirterek, "Bütçe bizim için emanettir, demokrasinin özüdür, bütçe hesap verilebilirlik demektir." ifadesini kullandı.

Turan, "Kars'ta dağın başında çobanlık yapan bir vatandaşımızın da İstanbul'daki bir bankacımızın da bu bütçede hakkı vardır, emeği vardır, emaneti vardır. Bütçe yapmak bir Hükümet için büyük bir onurdur. Ancak aralıksız 15 yıl boyunca bütçe yapmak ise apayrı bir onurdur." diye konuştu.

Demokrat Parti'nin 10, Adalet Partisi'nin 6, Anavatan Partisi'nin de 7 yıl boyunca bütçe yaptığını anımsatan Turan, 1950'den 2002'ye kadarki 52 yıllık dönemde 39 hükümet kurulduğunu kaydetti.

Turan, AK Parti'nin iktidarda olduğu 15 yılda 11 seçim yaptıklarını, bu seçimlerin hiçbirisini kaybetmediklerini ancak şımarmadıklarını bildirdi.

Bülent Turan, 2002’de 120 milyar TL olan bütçenin, bugün 650 milyar TL’ye ulaştığını ifade etti.

2002’de 79 milyar TL olan bütçe gelirlerinin, 2016 yılında 8 kat artışla 600 milyar TL’ye çıktığını aktaran Turan, "2002’de 100 TL’nin 86 TL’si faize giderken, 2017’de bu pay sadece 11 TL’ye düştü. İşte bizim bugünkü kaynağımız da budur. Bu ülke batmadı, dönemsel olarak sıkıntılar olabilir ama bütçemiz, enflasyon, faiz ve yatırım tamamen kontrolümüz altında. Yarınlar için daha iddialıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Turan, 2002'de eğitimin bütçedeki payının sadece yüzde 10 olduğuna dikkati çekerek, Avrupa'da yüzde 10,6 olan bu oranı Türkiye'de yüzde 20'ye çıkardıklarını belirtti.

"Ambulans sayısı 618'den 5 bine çıktı"

Üniversitelerdeki harçlarının kendilerinin kaldırdığını, bursları ve yurtları artırdıklarını ifade eden Turan, iktidarlarında sağlık alanında gerçekleşen reformları anlattı. Bülent Turan, 2002’de 618 olan ambulans sayısının bugün 5 bin olduğunu vurguladı.

Turan, Türkiye'de genel bütçenin yüzde 37'si eğitim ve sağlığa ayrılırken, bu oranın AB ülkelerinde yüzde 25 olduğunu kaydetti.

2002’de Türk Silahlı Kuvvetlerinde yüzde 24 olan yerlilik oranını yüzde 60'a çıkardıklarını aktaran Turan, "Göktürk-1, Göktürk-2, insansız hava araçları, Hürkuş eğitim uçağı, fırtına obüsü, Milgem... Hangisini anlatayım." dedi.

"TRT, başlı başına marka haline geldi"

Grup Başkanvekili Turan, eskiden Türkiye'nin uluslararası markası yokken, bugün eleştirilen TRT'nin başlı başına marka haline geldiğini vurguladı.

THY'nin 117 ülkede 298 noktaya uçan bir havayolu şirketi haline geldiğine dikkati çeken Turan, "THY'i, TRT'yi tanımayan insan kalmadı, daha bir sürü kurum sayabilirim. Bugünlere kolay gelmedik, zaman oldu liderimizi hapse attılar, zaman oldu davamızın önüne set vurdular, zaman oldu kapatma davası açtılar, zaman oldu, 'siz Cumhurbaşkanı seçemezsiniz' dediler. Biz hep ya sabır dedik, ya sabır dedik. Birilerinin yaptığı gibi 'sırtımız falanca örgütte' demedik, Avrupa'ya gitmedik, hendek kazmadık. Biz sadece milletle beraber yol yürüdük." değerlendirmesini yaptı. 

Bülent Turan, şöyle konuştu:

"Biz bu 12 gün boyunca konuşurken, muhalefetteki arkadaşlarımız ne söylemişler diye özel çalışma yaptırdım. Danışmanlarımı topladım. Ne demişler? Öne çıkanlar: Bir saray, iki diktatör, üç Cumhurbaşkanlığı, dört tırı vırı. Sizin saray dediğiniz bu milletin evi, bu milletin huzur bulduğu yer. Siz tapu kadastro müdürlüğüne bina yapıldığı zaman kızmıyorsunuz, valiliğe, adliye sarayına kızmıyorsunuz, Avrupa'ya gittiğinizde, dünyanın değişik şehirlerine gittiğinizde, 'başkanlık sarayı' dendiğinde fotoğraf çektiriyorsunuz, 'aman, ne güzel' diyorsunuz. Orta halli bir saray diye ifade ettiğiniz külliye, bu milletin gurur duyduğu bir mekan haline geldi.

Fakat, oyunuz niye artmıyor, biliyor musunuz? 15 yıldan beri yüzde 25'i yüzde 26 yapamadınız, yapamazsınız. Her saray ve kaçak dediğinizde birilerini kırıyorsunuz. 16 bin muhtar orada yemek yemiş, 10 binden fazla STK toplantı yapmış, millet orada camiye gidiyor, kütüphaneye gidecek, kongreye gidecek, millet orada yaşıyor. Siz hakaret ettikçe adam diyor ki 'ya ben gittim, senin dediğin altın klozetin gördüğümle alakası yok. Sen yalancısın o zaman.' Bunu millet görüyor arkadaşlar."

"Keçiören'de bir apartmanda kiracı olarak oturdu"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Florya'da, sahilde bulunan lojmanda oturmadığını, Üsküdar'daki mahalleden çıkmadığını, Başbakanlığı görevi süresince de 12 yıl boyunca Keçiören'de bir apartmanda kiracı olarak oturduğunu anlatan Turan, "Bizim gözümüz sarayda değil, bizim gözümüz iş yapmakta, bu ülkenin onurunu ayağa kaldırmakta. Ev, saray derdi olsaydı, belediye başkanlığında, başbakanlığında krallar gibi yaşayamaz mıydı? Yaşardı. (Muhalefete) Oyunuzun artmamasının sebebi biz değiliz, sizsiniz aynı zamanda. Aynı şeyleri yapıp da farklı sonuçlar beklemek makul insanların tavrı değildir." diye konuştu.

Bülent Turan, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici'nin konuşmasında, İnönü yerine Menderes'ten bahsetmesini beklediklerini ifade ederek,  şunları söyledi:

"İlhan Kesici, 'Tayyip Erdoğan'a - Allah gecinden versin - hak vaki olsa, Bu Anayasa değişikliğini bir tek vekil taşımaz, korumaz, kollamaz.' dedi. Ben iddia ediyorum, Sayın Kesici, bizim partimiz sizin partiniz gibi değildir. Bizde 316 tane Recep Tayyip Erdoğan var. Millet arkamızda. Çünkü biz biliyoruz ki Menderes de Demirel de Türkeş de Erbakan da Özal da başkanlık sistemini bu ülkenin menfaati olarak ifade ettiler." 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım arasındaki uyumun dünyaya örnek bir uyum olduğunu, o yüzden başkanlıktan kaynaklı bir sorunlarının bulunmadığını kaydeden Bülent Turan, "Halk isterse, başkanlık gelir." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, CHP'nin bilerek, bilmeyerek bu ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirterek, "367 krizi çıkmasaydı, yani 'Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olamaz, Tayyip Erdoğan olamaz' gibi çok demokratik olmayan, bu ülkenin genlerine aykırı olan bu iddiayı ortaya koymasaydınız, biz bugün başkanlığı tartışmıyorduk. Bugünkü başkanlık tartışmasının sebebi, CHP'nin ortaya koyduğu 367 krizinden dolayıdır. 367 krizi bugünkü Cumhurbaşkanlığı sisteminin kurulmasının başlangıcıdır, teşekkür ediyoruz." diye konuştu.

Son Güncelleme: 16.12.2016 22:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.