banner334
14 Mart 2017 Salı 15:05
Doç. Dr. Şahin, “100 yıl önce masada değil tabaktaydık. Devletin zirvesinde baba oğul bile olsa ikilik çıkar"

Anayasa Değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile ilgili Türkiye genelinde yapılan tanıtım organizasyonlarına bir yenisi daha eklendi. Erzurum Sivil Toplum Platformu tarafından önceki gün Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde organize edilen "Anayasa Değişikliği" Halk buluşması yoğun katılımla yapıldı. "Anayasa Değişikliği" Halk buluşmasına davetli olarak katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Doç. Dr. Mehmet Şahin ve Sivil Dayanışma Platformu adına Ayhan Ogan katılımcıları sistem hakkında bilgiler verdiler.

"Anayasa Değişikliği" Halk buluşmasına Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Ak Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan vekili Eyüp Tavlaşoğlu, Erzurum Sivil Toplum Platformu Başkanı Abdullah Mustafa Güvenli, İl Milli Eğitim Müdürü Ercan Yıldız, Milliyetçi Hareket Partisi ( MHP ) Erzurum İl yönetimi, Ak Parti Kadın Kolları, Gençlik kolları ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlk olarak Erzurum Sivil Toplum Platformu adına Başkan Abdullah Mustafa Güvenli konuşma yaptı. Güvenli yaptığı kısa konuşmasında, STK olarak yurt içi ve yurt dışı organizasyonları hakkında bilgi verdi.

Kronik sorunlar çözüm bekliyor

İlk konuşmacı ( SDP ) Sivil Dayanışma Platformu adına Ayhan Ogan yaptı. Ogan Konuşmasında, çözülemeyen siyasi kronik sorunların varlığına dikkat çekti. Bunları mevcut yapı çözülemediğine dikkat çeken Ogan, "Bizler bu krizleri alıp her birini çöze çöze bu günlere geldik. 2007 yılında millet bir karar verdi, en azından bu krizlerin birisi olan Cumhurbaşkanlığı seçim işini ben yapacağım dedi. 2014 yılında da halk üç Cumhurbaşkanını seçti. Şimdi bu Cumhurbaşkanlığı makamı sembolik bir makam olmaktan çıkmıştır. Çünkü, o makama seçilen kim olursa olsun, isimlerden bağımsız olarak, halkın önüne çıkacak, kendisini seçmesini isteyecek, bir takım vaatlerde bulunacak, diyecek ki ben bunları yapacağım, şunları yapmayacağım. Türkiye’yi şu noktadan alacağım, şu noktaya getireceğim. Yüzde elli artı bir oyla seçileceği için bundan sonra siyasetin merkezi Cumhurbaşkanlığı Külliyesidir. Bunu ister beğenin ister beğenmeyin. İster kabul edin ister kabul etmeyin. Bizler bu değişikliği çeksek, 2019 yılında bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak ve bunlar başımıza gelecek. 2024 yılında bir Cumhurbaşkanı seçimi yapacağız, bunlar başımıza gelecek. Aynı sistem içinde birde Parlamentoda oluşmuş bir başlılık var, Başbakan var, icranın sorumlusu, Devletin sorumlusu, burada baba ile oğul bile olsalar 2 başlılık çıkması, tartışmaların çıkması, krizlerin çıkması, yaşanmaması mümkün değil. Üçüncü olarak hepimiz canlı olarak şahit olduk. Demokrasi nöbetleri tutuldu.b 15 Temmuz saldırısı yapıldı. Olağan üstü bir saldırı oldu. Millet göğsünü siper etti. 14 Temmuz da ki ile 16 Temmuzdaki yargı aynı değil. 14 Temmuz siyaseti 16 temmuzda siyaset olarak çıkmış. Bir çatı düşünün hepsi göçtü, ne olur üzerimize gelir ve içine geçip oturamayız. Acilen Devleti tahkim edecek inşaat süreci başlamalı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sağ olsun girişimi ile Başbakanın girişimi ile bu sonuç elde edilmiştir" dedi.

Sınırlarımızda ki tehlike ülkemize sıçramadan...

Türkiye’nin yakın coğrafyası çökertildiğine dikkat çeken Doç Dr. Mehmet Şahin ise konuşmasında Suriye vurgusu yaptı. Terörist girişimlerin bunları yönlendirdiğine dikkat çeken Şahin, "Özellikle 15 Temmuz’da tipi bizden ama CİPİ bizden olmayan bir takım hainler, girişmiş oldukları kanlı darbe girişimi yapıldı. Dikkat ederseniz öncelikli olarak etrafını boşalttılar sonrada içerden çökertmeye başladılar. Hükümet Sistemi değişikliği noktasında özellikle iki partinin bu milletin geleceği ve Devletin geleceği konusunda birlikte karar almasının bir sonucuydu. Burada katkısı olan hem siyasiler, hem de 15 Temmuz da hiç bir siyasi etnik kökenine bakmadan fiili olarak gücünü ortaya koymuş, tüm vatandaşlarımıza teşekkür etmemiz gerekiyor. Buna neden gerek duyuldu, burası önemli, çünkü kırılgan bir süreçten geçiyoruz, bölgemizdeki siyasi türbülans bizleri doğal olarak etkiliyor. Hem siyasi hem de ekonomik, hem de farkındaysanız, sürekli şehit haberleri ile karşılaşıyoruz. Türkiye kararlı bir şekilde mücadele ediyor. Bir 100 yıl öncesini hatırlıyoruz, 1916’yı kastediyorum, o tarihte biz masada değil tabaktaydık. Şimdi 100 yıl sonra tekrar bir siyasi düzen şekillendiriyorlar, masada mı olacağız, tabakta mı olacağız, benim gördüğüm kadarıyla değişiklik bizim masada tutulmak olmak, masada olmak için yapılan bir değişikliktir. Tekrar tabakta olmak istemiyoruz ,masada olmalıyız" şeklinde konuştu.

Erzurum 15 Temmuz’da bedenini koydu

2011 yılından itibaren Erzurum’a sık sık geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanlığı Baş danışmanı Mehmet Uçum ise Erzurum’da olmanın Kurtuluş Savaşında olmayı hatırlattığını dile getirdi. 15 Temmuz da karşılaşılan darbe girişimine karşı ikinci kurtuluşu verildiğini söyleyen Uçum, "Erzurum’un tamamı neredeyse demokrasi nöbetinde bedenini koydu. Bu halk devrimi ve değerlerimize , kimliğimize ve bütünlüğümüze sahip çıkmaktır. Elbette merkez biz demiyorum ama bizsiz de olmayacağı kesindir. Bu anayasa değişikliği diğerlerinden farklıdır. Bu halk için kısmen de olsa bir sisteme sokmaktır. Bu değişiklik bir sistem reformudur. Halk ile Devletin buluşması denebilir. Milli Egemenlik nasıl geçer halkın iradesiyle olur. Karşımıza hep milletlerin ortaklıkları çıktı. Bunlar bizim yolumuza çok kesti. Bu değişiklik son derece sadedir. Bir Devletin demokrasi içinden olması bizim sorumuzdur. Devletin organları halk hangi ölçüde bağlar. Bunlar Meclis, Hükümet ve Yargı dır. Şimdi ki sistemde halk Cumhurbaşkanını kendisi seçecek. Seçilen Cumhurbaşkanı kendi ekibini kuracak. 7 Haziranda Meclisi seçtik ama hükümeti seçemedik. Yargı, halkın yönetimi ile halkın idaresi ile seçilmesi gerekmektedir. Önerilen sistem son derece basit, ya o irade doğrudan seçilecek, yada halkın seçtiklerine seçtirirsin " dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.