banner334
12 Mart 2018 Pazartesi 13:21
İkindi Sohbetlerinde “Geçmişten Günümüze Doğanhisar” konuşuldu

Doğanhisar’ın fizikî ve beşerî potansiyelini anlatan ve “İnsanların ihtiyşacı olan bütün fizikî potansiyel Yüce Kudret Sahibi Allah tarafından noksansız olarak yaratılmıştır. Bu potansiyel bölgeden bölgeye, yerden yerde bazı değişiklikler gösterir. Yerüstü ve yer altı zenginlikleri bakımından her birimin ayrı ve önemli yeri vardır. Fizikî potansiyelden nasıl yararlanılacağını, ne gibi çalışmalar yapılacağını bilmek ve planlamak gerekir. Arazinin de dili vardır. Onu anlamak gerekir.” diyen Prof. Dr. Ali Selçuk Biricik, Doğanhisar ve çevresinden bol miktarda demir yataklarının, kuvars cevherinin, seramik hammaddesini ve Türk standartlarına uygun su kaynaklarının olduğunu söyledi. Aynı zamanda şair olan Prof. Dr. Ali Selçuk Biricik Doğanhisar’a özgü turfan yağı(tereyağı) elde etme yöntemini de şiir okuyarak ifade etti.

Doğanhisar’ın tarihî ve kültür varlıkları üzerine konuşan Yrd. Doç. Dr. Yaşar Erdemir, Doğanhisar’da MÖ beş binli yıllardan beri yaşam belirtileri tespit edildiğini, Roma Bizans dönemine ait antik parçaların hâlen mevcut olduğunu ve bu eserlerin toplandığı zaman bir müzeyi dolduracak kadar çok olduğunu ifade etti.

Doğa güzellikleriyle, bakir kalmış tarihî eserleriyle ve su yüzüne çıkmamış kültür varlıklarıyla önem taşıyan ilçede Merkez Ulu Camiinin son yıllarda geçirdiği restorasyonu anlatan Erdemir, “restorasyon sırasında kalem işleriyle çok fazla oynanmadı, yoksa restorasyon yapacağız diye Eşrefoğlu Camii gibi dünyanın en güzel eserlerinden birisinin daha canına okuyacaklardı. Bu vesileyle de kurtulmuş oldu. Şimdiye kadar Türkiye’de Selçuklu Beylik ve Osmanlı da dahiyl olmak üzere inşa edilen camiler içerisinde en büyük ahşap mihraba sahip bir camiidir. Ben bunu sanat tarihi camiasındaki hocalara söylediğim de olurmu öyle şey, dediler. Ben de olur, Doğanhisar’a gider görürseniz olur dedim. 5 metre genişliğinde bir mihraptır. Kalemişi nakışları yağlıboya ile boyanarak canına okunmuştur.” dedi.

 Araştırmacı yazar Yunus Tarı da Doğanhisar’ın 17.yy’da kaza olduğunu ve Karaman eyaletine bağlı olduğunu, 1865 yılında Konya vilayetine, 1924 yılında Akşehir’e bağlı bir nahiye olduğunu ve 1957 yılında ise kaza(ilçe) sıfatıyla Konya’ya bağlandığını ifade etti. Tarı; “Medreseleri kapatan kanun yürürlüğe girmeden önce Doğanhisar’da 5 tane medrese vardı. Tokluoğlu Medresesi, Hacı Ahmed Efendi Medresesi,  Hacı İzzet Efendi Medresesi(Muhammed izzeddin Doğanhisarî), Feyzullah Efendi Medresesi ve Halil İbrahim Hoca Medresesi. Bu da Doğanhisar’ın geçmişte kültüre ve eğitime verdiği önemi gösteriyor.”dedi.

Program sonunda konuşmacılara günün anısına hediyeler takdim edildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.