banner334
01 Mart 2017 Çarşamba 11:19
Türkiye’nin en kapsamlı kent mültecileri raporu yayınlandı

Marmara Belediyeler Birliği Göç Politikaları Atölyesi MAGA tarafından paylaşılan, Doç. Dr. M. Murat Erdoğan başkanlığında hazırlanan “Kopuş”tan “Uyum”a Kent Mültecileri-Suriyeli Mülteciler ve Belediyelerin Süreç Yönetimi: İstanbul Örneği başlıklı araştırmada en kapsamlı kent mültecileri raporu yayınlandı. Rapora göre 540 bin Suriyeli İstanbul’da yaşarken, Türkiye 3.2 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor.

Suriyeli mültecilerin 2012 yılı ortalarından itibaren kamplarda değil; önce sınıra yakın, ardından bütün Türkiye’deki kent merkezlerinde yaşamaya başlaması alışık olunmayan yeni bir durumu ortaya çıkardı: “kent mültecileri” Kent mültecileri, yerel yönetimleri birincil derecede etkiledi ve mültecilere yönelik ihtiyaçlar ve sorunlar açısından muhatap kıldı. Başta belediyeler olmak üzere yerel yönetimlerin mültecilere acil destek vermeleri bir zorunluluk olarak ortaya çıktı. Ancak mültecilerin kentte kalış süresi uzadıkça belediyeler, aslında daha önce hiç planlamadıkları ve yasal yetkiler açısından tartışmalı sayılabilecek alanlarda da mültecilere yönelik hizmet vermek durumunda kaldılar.

Marmara Belediyeler Birliği Göç Politikaları Atölyesi MAGA, yerel yönetimler ve Suriyeli mülteciler konusundaki süreç yönetimi bağlamında belediyelerle yüz yüze görüşmeler ve anket yöntemiyle geniş çaplı araştırmanın sonuç raporunu paylaştı. Doç. Dr. M. Murat Erdoğan başkanlığında hazırlanan “Kopuş”tan “Uyum”a Kent Mültecileri - Suriyeli Mülteciler ve Belediyelerin Süreç Yönetimi: İstanbul Örneği başlıklı araştırma, bu alanda şimdiye dek yapılan en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor. Araştırma, İstanbul özelinde hazırlanmış olsa da yaşanan sorunlar, çözüm için gösterilen çaba, koordinasyonda yaşanan sıkıntılar ve özellikle yerel yönetimlerin yasal ve idari kısıtlılıklarının hemen her yerde benzerlik göstermesi sebebiyle bütün Türkiye için geçerli bir resim sunuyor. Araştırma, belediyelerin mültecilere yönelik çalışmalarını, süreç yönetimini, karşılaşılan sorunları, mevzuattan kaynaklanan kısıtlılıkları ve çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlıyor.

"Bize düşen görev, her gün problemlerin çözümü ile uğraşırken doğru ve analiz edilmiş verilere dayanmaktır"

Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Recep Altepe, rapora ilişkin olarak, “Aylarca süren yoğun bir emekle ortaya çıkan bu alan çalışması, göç ve mülteciler meselesinde sahadaki durumu ve ilgili yerel aktörlerin konuya yaklaşımını ortaya çıkaran oldukça önemli bir resimdir. Bize düşen görev, her gün problemlerin çözümü ile uğraşırken doğru ve analiz edilmiş verilere dayanmaktır. Bazen resme bakmak acı verebilir, fakat doğru sonuç için başka bir yol yok maalesef. Raporun başta hükumetimiz, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları olmak üzere konuyla ilgili faaliyet yürüten tüm aktörlere yararlı olmasını, yeni ve daha kapsayıcı çalışmalara kapı aralamasını, umudu çoğaltmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Belediyeler ek kaynak istiyor

Belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan payların dağıtımında ağırlıklı olarak nüfus kriteri esas alınırken değişken nüfus, dolayısıyla göçle gelen nüfus, dikkate alınmıyor. Bu durum da yoğun mülteci barındıran belediyeler için ilave mali destek anlamına geliyor. Hatta bu kaynağın, mültecilerin acil ihtiyaçları, mağduriyetleri ve yeni kapasitelerin acilen oluşturulması gerekliliği dikkate alınarak vatandaş için ödenenden daha yüksek bir meblağda olması gerektiği dile getiriliyor. Bugün sadece İstanbul’da 540 bini, Bursa’da 102 bini aşkın Suriyeli mültecinin bulunması bu ihtiyacı açıkça gösteriyor.

İngilizcesi de hazırlanmış olan raporda belediyeler için ilave mali kaynağa ek olarak aşağıdaki çözüm önerileri yer alıyor.

Çözüm Önerileri

Belediye Kanunu’nda belediyelerin hizmet alanı, “belediye sınırları içinde yaşayan vatandaşlar ve kayıt altında olmak kaydı ile diğer bütün bireyler” şeklinde genişletilmeli. “Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu” başta olmak üzere, yasal ve idari düzenlemelerde belediyelerin yerel uyumu sağlama yönünde özel rol üstlenmeleri ve daha aktif hale getirilmeleri için düzenlemeler yapılmalı. Muhtaçlığın tespitinin daha sağlıklı yapılması, mükerrer yardımların engellenmesi ve en önemlisi belediyeler arasında makul bir yük paylaşımının gerçekleşmesi için ortak bir veri tabanı oluşturulmalı. Özellikle büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerde, bütün ilçe belediyelerinin birlikte yararlanacağı “Mülteci Veri Tabanı”na ihtiyaç duyuluyor.

Mülteciler konusunda belediyelerin hem kendi aralarında hem de merkezi idare kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile koordinasyonun sağlanabilmesi için büyükşehir belediyelerinde bir birim oluşturulmalı. Türkiye’deki mevcut mevzuat, belediyelerde mülteciler ile ilgilenecek birim konusunda açık bir tanımlama yapmıyor. İlçe belediyelerinin her birinde mülteci ve göçmenlerle ilgili bağımsız bir birim oluşturulmalı. Mültecilere daha iyi bir hizmet verebilmeleri için, belediyelere tercüman, psikolog, sosyal hizmet uzmanı vb. kişileri istihdam imkânı sağlanmalı. Başta kent konseyleri olmak üzere yerel yönetimlerin yerel toplum ile mülteciler arasında köprüler kurmasına imkân verilmeli, bu konuda yasalardaki kısıtlılıklar kaldırılmalı. Sürdürülebilir bir yapı için, merkezi idarenin Suriyeliler konusundaki stratejik kararını daha da belirgin kılması ve bunu toplumla daha açık paylaşması yararlı olabilir. Bu bağlamda yerel düzeyde hem mültecilerin hem de yerel toplumun hazırlanmasında belediyelere özel rol verilmeli. Zaten dezavantajlı olan bölgelerin daha da mağdur olmasını engellemek ve ilçeler arası dengeli mülteci dağılımı oluşturabilmek için, ilçelere teşvik unsurları geliştirilmeli. Hizmetlerin mültecilere daha kolay ulaştırılabilmesi için, belediyeler tarafından -mülteciler arasında kullanımı son derece yaygın olan- akıllı telefon uygulamaları geliştirilmeli. Başta belediyeler olmak üzere yerel yönetimlerin mültecilere hizmet sağlarken yerel halk ile mülteciler arasındaki potansiyel gerilimleri engelleyecek çalışmalar yapması yerel uyum açısından son derece önemli.

Sayılarla Kent Mültecileri

5 milyon Nisan 2011’den itibaren Türkiye’ye Giriş Yapan Sığınmacı Sayısı

3.2 milyon Türkiye’deki Toplam Suriyeli Sayısı

2.8 milyon Türkiye’deki Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyeli Sayısı

300 bin Türkiye’deki Ön Kayıtlı Suriyeli Sayısı

258 bin Türkiye’de Kamplardaki Suriyeli Sayısı

% 92 Türkiye’deki Kent Mültecilerinin Oranı

230 bin Türkiye’de doğan Suriyeli Bebek Sayısı

540 bin İstanbul’daki Suriyeli Sayısı

61 bin İstanbul’daki Ön Kayıtlı Suriyeli Sayısı

479 bin İstanbul’daki Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyeli Sayısı

Yüzde 3.67 İstanbul’daki Suriyelilerin İstanbul Nüfusuna Oranı

Yüzde 17.4 İstanbul’daki Suriyelilerin Türkiye’deki Toplam Suriyeli Sayısına Oranı

Yüzde 86 İstanbul Avrupa Yakasındaki Suriyelilerin İstanbul’daki Toplam Suriyeli Sayısına Oranı

Yüzde 14 İstanbul Anadolu Yakasındaki Suriyelilerin İstanbul’daki Toplam Suriyeli Sayısına Oranı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.