banner334
30 Kasım 2018 Cuma 12:41

"Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 27'nci maddesinin değiştirilmesine yönelik önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, 2016 ve 2017 yıllarında Dünya Sağlık Örgütünün partikül madde 2,5 kriteriyle yaptığı değerlendirmeye göre Avrupa'da havası en kirli 10 kentin 8'i Türkiye'de bulunmaktadır. Bu iller 2016'da Bartın, Hakkâri, Gaziantep, Siirt, Afyon, Karaman, Iğdır ve Isparta; 2017'de ise Batman, Hakkâri, Gaziantep, Siirt, Afyon, Karaman, Iğdır ve Isparta'dır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, partikül madde 2,5 kriterine göre ölçüm yapmamakta, kükürtdioksit ve partikül madde 10 kriterine göre ölçüm yapmaktadır.

Bakanlığın ölçümlemediği partikül madde 2,5 olarak adlandırılan ince parçacıklar enerji santralleri, fabrikalar, motorlu taşıtlar ve uçakların yakıt artıkları, evdeki odun ve kömür kullanımı, orman yangınları ve tarımsal yanma sonucu ortaya çıkmaktadır. Sizce bunlardan hangisi ülkemizde yok da bakanlık bunu ölçmeye değer bulmuyor?

Kentlerimizdeki kirli havanın başlıca sebepleri arasında kış dönemlerinde ısınmak için kullanılan yakıtlar yer almaktadır. Kükürt, kül ve nem oranı yüksek, kalorisi düşük yakıtların kullanılması bu kirliliği tetikleyen en önemli unsurdur. Bir insanın günlük ihtiyacı olan 15 metreküp temiz havayı bir tek taşıtın sadece on dakikalık bir süre içerisinde tehlikeli hâle dönüştürmesi, kentlerdeki yüz binlerce motorlu taşıtın neden olduğu hava kirliliğinin boyutu hakkında bizlere biraz olsun ipucu verir diye düşünüyorum. Türkiye'de çözüm bekleyen hava kirliliği problemi farkında olmasak da tam anlamıyla felakete dönüşmüş durumdadır. Öyle ki hava kirliliği trafik canavarından daha fazla can almaktadır. Ülkemizde her 100 bin ölümün 44'ü hava kirliliği nedenlidir. Ülkemizde trafik kazaları nedeniyle her yıl yaklaşık 4 bin kişinin hayatını kaybettiğini düşünürsek hava kirliliğinin Türkiye için trafik canavarından daha tehlikeli olduğunu söyleyebiliriz. Hava kirliliğinin yol açtığı rahatsızlıklar nedeniyle ülkemizde her yıl 32 bin kişi hayatını kaybediyor ve inanır mısınız 81 ilimizin çoğunda hava solunabilir değil. Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre tam 80 ilimizde yaşayan yurttaşlarımız kirli hava soluyor ve eğer böyle giderse hava kirliliği sebebiyle yaşanılabilecek daha büyük felaketler kapımızda demektir. Görünmez katil denilen hava kirliliğinin ülkemizde alarm veren seviyelerde seyretmesi son derece endişe vericidir. Dünya üzerinde de her yıl 7 milyona yakın insan hava kirliliğinin yol açtığı rahatsızlıklar nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Hava kirliliği yetişkinlerde kalp dolaşım sistemindeki bozukluklara bağlı ölümlerin dörtte 1'inin sorumlusu olduğu gibi, felç vakalarının yüzde 25'i, akciğer kanseri vakalarının yüzde 30'u ve kronik akciğer rahatsızlıklarının yüzde 43'ü de hava kirliliğine bağlı sebeplerden ortaya çıkmaktadır.

Tabii, hava kirliliğini tek boyutta ele almak da mümkün değildir, ciddi ekonomik etkileri de bulunmaktadır. Sağlık maliyetlerinde artış, iş verimliliğinde düşüş gibi sebeplerle ekonomiyi doğrudan etkileyen hava kirliliği toprağa, ormana, göllere ve nehirlere de zarar vererek tarımsal verimliliği olumsuz yönde etkilemektedir. Konuşmamın başında da belirttiği üzere Avrupa'nın havası en kirli 10 ilinden 8'ine sahibiz ülke olarak ve bunlardan 1'isi de ne yazık ki seçim çevrem olan Karaman. Karaman'da il merkezi dışında doğal gaz kullanımı yaygınlaştırılamamış ve dolayısıyla hava kirliliği bu yönüyle önlenememiştir. Sadece soba bacalarından çıkan duman değil, özellikle yollardan kalkan tozlar, trafik, kömür, inşaat alanları ve taş ocakları gibi doğal kaynakların oluşturduğu toz partikül madde havaya ve insan sağlığına en büyük zararı vermektedir. Bu sorunun halk sağlığı açısından daha ciddi boyutlara ulaşmaması için başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve belediyeler olmak üzere, yetkili birimlerin gerekli hassasiyeti göstermelerini, hava kirliliğine maruz kalan tüm yurttaşlarımız adına rica ediyorum.

Bunun için öncelikli olarak kentlerde toplu taşıma ve raylı sistemler geliştirilmeli. Araçların emisyon denetimleri aksatılmamalı. Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde valilik ve belediyeler yurttaşları bilgilendirmeli. Kentsel dönüşüm devletin sıkı denetimi altına alınmalı. Yoksul yurttaşlara kalitesiz kömür dağıtımı yerine doğal gaz abonesi olmaları sağlanarak kullanım bedelleri devletçe desteklenmelidir." dedi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.