banner334
01 Mart 2017 Çarşamba 13:35
Amerika’dan geldiler, Samsun’da diyabetten kurtuldular

Amerika’da yaşayan Suzan Selda Sönmez (37) ve Meltem Yılmaztürk (42), şeker hastalığından kurtulmak üzere Samsun’a gelip, başarılı birer metabolik cerrahi ameliyatı sonrası sağlıklarına kavuşarak yaşadıkları ülkeye döndü.

Her iki ameliyatı da başarıyla gerçekleştiren Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünden Opr. Dr. Salim Gümüş, “Amerika’dan gelen iki hastamızın da ameliyatları oldukça iyi sonuçlandı. Uygun hastalarda uyguladığımız metabolik cerrahi; hastanın yaşam kalitesini, konforunu olumlu yönde etkileyerek diyabetten kurtulmasını sağlıyor” dedi.

Opr. Dr. Salim Gümüş, metabolik cerrahi konusunda bilgi verdi: “Tip 2 diyabet hastalığına çözüm olarak gösterilen ameliyat, Türkiye için yeni bir tedavi yöntemi olma özelliğine sahip. ’Metabolik cerrahi’ adı verilen ameliyat yöntemi ile diyabetin yanı sıra kilo fazlalığı, kolesterol ve tansiyon yüksekliğinden de tek bir ameliyat ile kurtulmak mümkün. Kilo fazlalığı, diyabet, kolesterol ve tansiyon yüksekliği ile seyreden tabloya metabolik sendrom ismi verilmektedir. Metabolik sendromun ameliyat yöntemleri kullanılarak tedavi edilmesine metabolik cerrahi adı verilmektedir. Önceki yıllarda ‘şeker hastalarına bıçak vurulmaz, çünkü yarası iyileşmez’ şeklinde halk arasında yerleşmiş bir inanç söz konusu idi. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar ve sonuçları tip 2 (erişkin tipi) diyabet hastalığı ameliyat ile tedavi edilebilen bir hastalık haline gelmiştir. Bu ameliyatlardan sonra hastaların yüzde 75 ila yüzde 98’inde insülin veya şeker hapı kullanılmasına gerek kalmaz. Kan şekeri düzeyleri ilaçsız olarak normal veya normale yakın seyreder. Teorik olarak, bir tip II Diyabet hastasının 10-12 yıllık süre zarfında vücudundaki insülin depolarını tükettiği ve bu dönemden sonra insülin bağımlı bir diyabet hastası olduğu kabul edilmektedir. Bu dönemden sonra hastalarda ilaç ve hastane masrafları daha da artmakta, hastalığın gidişatı da hızlanmaktadır. Bu kısır döngü cerrahi tedavi ile düzeltilebilmektedir.”

Metabolik cerrahi hangi hastalara uygun?

Metabolik cerrahinin hangi hastalara uygulanabileceği konusunda bilgi aktaran Gümüş, “Artık hangi hastanın bu işlemlerden faydalanacağını öngörmemiz mümkündür. Cerrahi tedavi insülin duyarlılığını artırdığı için diyabet süresi daha kısa olan ve endojen insülin rezervi daha yüksek olan hastalar metabolik cerrahi uygulamalarından daha fazla fayda görmektedirler. Bu grup hastalarda şeker hastalığı düzelmesi yüzde 100’e yakın oranlarda sağlanabilmektedir. Hastalar uzun yıllar boyunca herhangi bir antidiyabetik tedavi almaksızın yaşayabilmektedirler. Yapılan ameliyatlar temel olarak ince bağırsaklarda bir yer değiştirme işlemidir. Ancak bu yer değiştirme işlemi birbirinden farklı birçok teknik yöntem ile yapılmaktadır. Bunlardan en fazla yapılanları gastrik by-pass, duodenal switch, ileal interpozisyon ve transit bipartitisyondur. Her ameliyatın bir riski vardır. Bu ameliyatlarda da herhangi bir sindirim sistemi ameliyatındaki kadar risk vardır. Toplam komplikasyon oranı yüzde 10’un altındadır” diye konuştu.

Ameliyat sonrası hastaların kazandığı faydalar

Opr. Dr. Salim Gümüş, ameliyat sonrası hastaların kazandığı faydalar hakkında şunları kaydetti: “Genellikle ameliyattan 1 hafta sonra kan şekeri düzelir. Bazı hastalarda bu süre 2-3 haftayı bulabilir. Şeker hastalarında böbrek, kalp, göz, karaciğer gibi organlar etkilenir. Metabolik cerrahi uygulanan hastalarda bu organlardaki hasar, hastalığın evresi ve hasarın derecesine bağlı olmakla beraber yüzde 50’ye varan oranlarda düzelmeler görülmektedir.”

Opr. Dr. Salim Gümüş, tip-2 diyabet hastalarına gastrik by-pass, duodenal switch, ileal interpozisyon ve transit bipartitisyon yöntemlerinden birini uyguladıklarını belirtirken, bu kapsamda bugüne kadar çok sayıdaki hastayı yurt içinden ve yurt dışından ameliyatla tedavi ettiklerini bildirdi. Metabolik cerrahide ameliyat yöntemi konusunda da bilgi veren Opr. Dr. Salim Gümüş, “Ameliyat laparoskopik olarak yani kapalı yöntemle karına 4-5 delik delinerek gerçekleştirilmektedir. Ameliyat süresi yaklaşık 1-1,5 saat arasında değişmekte, hastalar hastanede 3 gün kalmakta ve taburcu edilmektedir” şeklinde konuştu.

Yurt içi ve yurt dışından gelen birçok hastaya bu tedavi yöntemini başarıyla uyguladıklarını ve çok başarılı sonuçlar alındığını söyleyen Opr. Dr. Salim Gümüş, Amerika’dan gelen iki kadın hastanın ameliyatları sonrası kontrollerinde herhangi bir soruna rastlamadıklarını ve önerilerle kendilerini yolcu ettiklerini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.