Tayfun Karakuş, O Geceyi İlk Kez Anlattı
Eski TBMM Koruma Polisi ve Özel Harekât mensubu Tayfun Karakuş, 15 Temmuz darbe girişiminin unutulmaz gecesinde yaşadıklarını ilk kez A Haber ekranlarında anlattı. Uzun yıllar AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser ile birlikte görev yapan ve emekli olan Karakuş, Meclis merdivenlerinde çekilen sembol fotoğrafıyla hafızalara kazındı.
Türkiye'nin istikbaline kasteden hain darbe girişiminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, o gece sergilenen kahramanlıklar hafızalardaki yerini koruyor. Milli iradenin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni savunmak için sabahın ilk ışıklarına kadar görev yapan Tayfun Karakuş, o gece yaşadıklarını ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
"İlk Aklımıza Gelen Terör Operasyonuydu"
15 Temmuz akşamı görevini tamamladıktan sonra Meclis çevresindeki olağan dışı hareketliliği ilk etapta tatbikat sandığını belirten Karakuş, durumu netleştirmek için 112 Acil'de görev yapan bir doktor arkadaşını aradığını söyledi. Doktorun kendisine, "Tatbikat haberi yok, ancak Genelkurmay'dan ambulans talebi var" dediğini aktaran Karakuş, darbe ihtimalinin akıllarına bile gelmediğini ifade ederek, "Darbe diye bir şeyi insanın tasavvur etme şansı yoktu. İlk aklımıza gelen bunun bir terör operasyonu, IŞİD'in bir saldırısı olabileceğiydi" dedi.
"Kim Olursa Olsun Bu Sınırların İçerisine Sokmayacaksınız"
O gece TBMM Başkanı İsmail Kahraman başta olmak üzere yaklaşık 110 milletvekilinin Meclis'te bulunduğunu belirten Karakuş, polis ekiplerinin hem Gazi Meclis'i hem de milletvekillerini korumak için canları pahasına mücadele verdiğini söyledi. Çatışmaların şiddetini anlatan Karakuş, "Üzerimize hedef gözetilerek yoğun ateş açıldı. Amirimiz Ziya Bey'in, 'Allah'ın kulunu bu sınırların içerisine sokmayacaksınız, kim olursa olsun' talimatını hiç unutmadım" ifadelerini kullandı.
"Ayaklarımın Yerden Kesildiğini Hatırlıyorum"
Darbe girişiminde savaş uçaklarının Meclis'i bombaladığını belirten Karakuş, ilk bombanın Halkla İlişkiler binası tarafına düştüğünü söyledi. Milletvekillerini güvenli bölgeye ulaştırmaya çalışırken yaşadığı anları ise şu sözlerle anlattı:
"Milletvekilleri milli iradedir. İkinci bomba çok şiddetliydi. Sonradan çok güçlü bir mühimmat olduğunu öğrendik. Koridorda ayaklarımın yerden kesildiğini hatırlıyorum."
"Helalleştik, Buraya Kadarmış Dedik"
Bombalamaların ardından alçak uçuş yapan helikopterlerin ateş açmaya devam ettiğini belirten Karakuş, o anlarda meslektaşlarıyla helalleştiklerini söyledi. "Dedik ki herhalde buraya kadarmış. Tam o sırada meydanlara çıkan vatandaşlarımız sayesinde helikopter bizim üzerimizden uzaklaştı. Ancak bu kez toplanan vatandaşların üzerine ateş açtı. Gözlerimizin önünde yaşananlar benim için unutulmayacak kadar acıydı" dedi.
Çatışmalar 10 Saat Sürdü
TBMM çevresindeki çatışmaların sabah saat 06.00'ya kadar yaklaşık 10 saat sürdüğünü belirten Karakuş, milletin gösterdiği cesareti hiçbir zaman unutamadığını ifade ederek, "'Amirim, kurban olayım bana da bir silah ver' diye haykıran vatandaşlarımız vardı" dedi.
En Ağır Hatırası: Şehit Arkadaşının Kızları
Karakuş, darbe gecesi Özel Harekât Başkanlığı'nın bombalandığını ve çok sayıda meslektaşının şehit düştüğünü belirterek, yıllar sonra yaşadığı en duygusal anın şehit arkadaşı Birol Yavuz'un kızlarını babalarının şehit olduğu yere götürmek olduğunu anlattı. "Benim ağladığımı görenlerin hepsi bilir; biz kolay kolay ağlamayız. Şehidimiz Birol Yavuz'un üç kızını Özel Harekât Başkanlığı'na götürdüm. Çocuklar babalarının şehit olduğu yeri gezerken yaşadığım duyguyu tarif etmek mümkün değil. Hayatımın en ağır anlarından biriydi" ifadelerini kullandı.
"15 Temmuz'u Unutturmak İhanettir"
Konuşmasının sonunda 15 Temmuz ruhunun gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Tayfun Karakuş, "Vatana ve devlete sahip çıkalım. En büyük ihanet, 15 Temmuz'u unutturmak ve sulandırmaktır" diyerek vatandaşlara birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.