banner334
24 Kasım 2017 Cuma 10:49
HAVVA ŞAHİN : “EĞİTİMİ GÜÇLÜ OLMAYAN HİÇBİR ÜLKE GÜÇLÜ OLAMAZ”

Saadet Partisi KaramanKadın Kolları olarak; insan yetiştirmek, bir medeniyet, bir kültür inşa etmek için gayret eden tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım öğretmenler gününü kutluyoruz.

Eğitim bir ülkenin en önemli ve en öncelikli meselesidir. Eğitim; bilgiyi faydalı hale getirme sanatı, bilgiyi kullanılır hale getirme ve davranış kazandırma sürecidir. Eğitimde amaç üretken olmaktır. Ele aldığınız insanı toplumda karşılığı olan bir meslek sahibi yapmaktır. Öğrenciyi bazı konularda sadece bilgilendirmek eğitimin amacı olamaz.

Eğitimi güçlü olmayan hiçbir ülke güçlü olamaz.Milli Eğitim politikamız siyaset üstü olmalı, popülizme kurban edilmemelidir.

Rekabete dayalı ve yarışmacı bir anlayış temelinde işletilen eğitim süreci, kendini düşünen, mutluluğu tüketimde arayan, aile bağlarını, akrabalık ilişkilerini ve toplumsal dayanışmayı ferdi çıkarlara indirgeyen bir zihin yapısının oluşmasına sebep olmaktadır.

Son yıllarda, insanlarımızın birbirlerine karşı merhametsiz ve acımasız davranmasının, şiddete başvurmasının altında, yanlış eğitim politikalarının uygulaması vardır.Her gelen yeni bakanla yeni bir sınav modeli denenmektedir. Öğrencilerimizin matematik merkezli ölçülmesi sonucu, özel yetenekleri ,soru eşitliğine dayanan bu mekanizma ile yok sayılmaktadır.

Eğitim sistemimiz öğrencilere sadece bilgi yüklemeyi amaçlayan ezberci bir sistemdir. Bu sistemde yorum ve analiz yapabilen, iyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı, faydalıyla zararlıyı birbirinden ayırabilen üretken ve verimli gençler yetiştiremiyoruz.

Türkiye'deki milli eğitim, 1947'den bu yana, Kahire'de yapılan "Amerikan Eğitim Anlaşması" gereği "Fulbright Komisyonu"nun denetimindedir. Gençlerimize John Dewey programlarıyla ,batı hayat tarzını aşılamaya çalışan eğitimin, çok acil olarak "milli"leştirilmesi gerekmektedir.

Biz insanlığa ilimleri öğreten bir milletiz. İlim adamlarımız yüzyıllarca dünyaya ışık tutmuşlardır. Başkalarının denetimindeki eğitim bize hizmet edemez. Milli kültüre, milli kimliğe hizmet eden güçlü ve doğru bir eğitim olmazsa Türkiye'nin kurtuluşu ve yükselmesi mümkün olmaz. Eğitim sistemimiz rötuşlarla düzeltilemez. Sistemin kökten değişmesi gerekmektedir.

Bir ülkenin yüksek öğretimdeki başarısı üniversite sayısının çokluğu ile değil, o üniversitelerde verilen eğitimin kalitesi ile ölçülür.

Gençlerin ellerine tutuşturduğumuz diplomalar "İşsizlik Sertifikası"na dönüşmüşse 500 üniversitemiz olsa ne fark eder.

Kendi tarihini bilen, özgüven sahibi, dünyayı tanıyan, sorumluluklarının farkında olan bir genç ile geleceği kuşanabiliriz.

Okullar sadece bilgi ve kültür vermekle kalmamalı, onun yanında ahlak ve karakter terbiyesi de vermelidir. Bu ikisi birlikte olmazsa yetişme ve yetiştirme eksik kalır.

Bunun reçetesi, rekabete dayalı, yarışmacı bir sistemin yerine; hak ve adalet merkezli bir anlayışı okullara taşımaktır.

Bir ülkenin en büyük gücü, imanlı ve inançlı evlatlarıdır. Gençliğine sahip olan geleceğinden emin olur. Çağın fen ve teknolojik bilimleriyle donatılmış, ahlak ve maneviyat sahibi gençler, Yeniden Büyük Türkiye'nin inşasında en değerli servetimiz olacaktır.

Ülkemizin ve dünyanın; adaleti, kardeşliği, paylaşmayı ve merhameti önceleyen; inancını ve kimliğini koruyarak başkalarının da hak ve hukukunu gözeten; sabırlı ve azimli bir şekilde yeni bir dünyanın oluşumu için çalışan nesillere ihtiyacı vardır.

Maalesef öğretmenlerimiz de ciddi sorunlarla boğuşmaktadır. Türkiye, OECD ülkeleri arasında öğretmenine en düşük maaşı veren ülkelerden biridir. Avrupa ülkelerindeki bir öğretmen özlük hakları bakımından, bizim öğretmenlerimizden 3- 4 kat daha fazla ücret almaktadır. Öğretmenlere uygun çalışma şartlarını hazırlayamayan, hak ettikleri maddi imkânı temin edemeyen bir sistemden, kaliteli eğitim beklemek hayaldir.

Ülkemizde çok ciddi bir öğretmen açığı vardır. 350 bin öğretmen atama beklerken 40 bin öğretmen ataması yapılmaktadır. Yüksek puanlarla eğitim fakültelerine girip, okullarını başarıyla bitiren, KPSS'de de en yüksek puanları alan gençlerimiz hala işsizdir. Hem öğrencilerimize hem de atanamayan öğretmenlerimize yıllardır yaşatılan bu mağduriyet derhal giderilmelidir.

Öğretmenlerimizin büyük fedakârlıklarla çalıştıklarını çok iyi biliyoruz. Her şeye rağmen öğretmenlerimizin sistemden ve dayatmalardan kaynaklanan sıkıntıları aşarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin kalplerinde; iyinin, doğrunun, faydalının ve adil olanın yer bulmasının gayretinde olacağına inanıyoruz. Kendilerine bu vesileyle bir kez daha şükranlarımızı sunuyor, tüm eğitim camiasının 24 Kasım öğretmenler gününü kutluyoruz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.