banner334
28 Şubat 2017 Salı 23:05
AK Parti İstanbul İl Başkanı Temurci: “Biz 15 Temmuz’da karargahın kime ait olduğunu millet olarak gösterdik”

AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci, “Halen 15 Temmuz’u yaşadıktan sonra gazete manşetlerinde ‘Karargah Rahatsız’ ifadelerini okuyorsak, bu ülkede ve topraklarda yaşayan herkese çok büyük sorumluluklar düşüyor. Biz 15 Temmuz’da karargahın kime ait olduğunu millet olarak gösterdik” dedi.

28 Şubat mağdurlarının şahitliklerini ve neler yaşandığını özetleyen “Şubattan Sonra” belgeselinin gösterimi Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Kadın Kolları tarafından düzenlenen gösterime, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü, İl Yönetim Kurulu üyeleri, Toplumsal Hafıza Derneği Başkanı Fatma Aydın Ataş, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları ile partililer katıldı. Program öncesi Bakan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Temurci, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş ve Kadın Kolları Başkanı Döğücü, fuaye alanındaki "28 Şubat Fotoğraf Sergisi"ni gezdi. Protokol sergiyi gezdiği esnada 10 yaşındaki Ebrar Tığ, Temurci’yi bir anda karşısında görünce şaşırdı. Temurci, küçük kızı yanına çağırarak yanaklarından öptü. Ardından Temurci, Ebrar’a Kadın Kolları Başkanı, Bakan Kaya ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş’ı tanıyıp tanımadığını sordu. Protokolün bir süre sohbet etmesinin ardından Bakan Kaya, küçük kızla beraber sergiyi gezdi. Ardından salona giriş yapan protokolü partililer coşkuyla karşıladı.

“Ders alındığı taktirde gelecek çok daha güçlü bir şekilde bizlerin olmaya devam edecektir”

AK Parti Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü’nün açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Temurci, partililere hitap etti. 28 Şubat’ta herkesin kendine göre birçok çileyi çektiğini belirten Temurci, “Ancak 28 Şubat en fazla hanımlarımızın çektiği çileyle hatırlanan bir darbedir. Onun için hanım kardeşlerimizin bugün burada böyle bir buluşmada olması, 28 Şubatta onlarla birlikte konuşmamız bugün ve yarın Türkiye’nin geleceği için çok önemlidir. Acaba 28 Şubat dediğimiz o post modern darbe bu coğrafyanın üzerinde yaşadığımız topraklarda gördüğümüz felaketlerden sadece birimiydi. Darbe dediğimiz şey bu topraklarda 28 Şubat ya da 15 Temmuz muydu. Aslında tarih içerisinde coğrafyamızda yaşamış olduğumuz her bir darbe, girişim ayrı ayrı analiz edilmesi gerekir. Biz 28 Şubat’ı, 15 Temmuz’u yaşarken bize bu darbeyi yaşatanlar, rahmetli Adnan Menderes’i 1960’da darbeyle darağacına gönderenler, hatta astıktan sonra idam ettikleri ipin parasını bile ailesinden isteyen o alçaklar bu milletin çocukları olabilir miydi? 15 Temmuz’da bizim insanımıza bizim silahımızla o tankları, tüfekleri doğrultanlar bu ülkenin çocukları olabilir miydi? Bunlar bir anda nasıl yetişmişti? Onun için tarih içerisinde 28 Şubatlar da, 15 Temmuzlar da sadece bir noktadır. Ders alındığı taktirde gelecek çok daha güçlü bir şekilde ümmet, medeniyet anlayışı olan ve bu topraklara aşık olan bizlerin olmaya devam edecektir” dedi.

“Biz 15 Temmuz’da karargahın kime ait olduğunu millet olarak gösterdik”

“Sultan Abdülaziz katledildiği zaman onu katledenleri aslında bugün burada daha net bir şekilde görmemiz lazım” diyen Temurci, “28 Şubat’ta başörtüsünden ve bu milletin inancından korkanlarla 1876’da Sultan Abdülaziz’i öldürenler, 31 Mart 1909’da Sultan Abdülhamid’i tahttan indirenler ve Menderes’i idama götüren ruh İttihatçı ruhtu ve Jön Türk anlayışıydı ve 28 Şubat’ı da, 15 Temmuz’u da yapan aynı ruhtu. Dolayısıyla bu topraklarda darbe geleneği asla unutulmamalıdır. Halen 15 Temmuz’u yaşadıktan sonra biz gazete manşetlerinde ‘Karargah Rahatsız’ ifadelerini okuyorsak, hanım kardeşlerimize bu ülkede ve topraklarda yaşayan herkese çok büyük sorumluluklar düşüyor. Biz 15 Temmuz’da karargahın kime ait olduğunu millet olarak gösterdik. 28 Şubat’ta sizin ve annelerinizin duaları bize yepyeni kapılar açtı. Sizin gibi dualar edecek, ellerini kaldırıp ‘Amin’ dediğinde duaları kabul edilecek nesiller yetiştirmek şu anda bu ülkenin en büyük imtihanıdır. Allah bu imtihandan başarıyla çıkmayı herkese nasip eylesin” ifadelerini kullandı.

“AK Parti 27 Nisan e-muhtırasına karşı duruşuyla bu milletin iktidara gelebileceğini gösterdi”

Başkan Selim Temurci sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz Erbakan hocanın 28 Şubat’ta o meşhur MGK’da boncuk boncuk terleyen halini gördüğümüzde hep birlikte çok farklı duygular hissetmiştik. Bugün burada 28 Şubat’ı konuşmak çok kolaydır. Bugün burada bin yıl sürecektir diyenlerin olmadığını görüyoruz. Ama hamd olsun Erbakan hocamız da manevi şahsiyetiyle burada, biz de buradayız, siz de buradasınız ve olmaya da devam edeceğiz. Ben 28 Şubat’ın bu millete en büyük hediyesinin Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti olduğunu söylüyorum. 28 Şubat yaşanmadan adeta bir tarlayı sürer gibi ülkeyi hazır hale getirmişlerdi. Birçok insanı katletmişlerdi. AK Parti döneminde 2001’de kurulduğumuzda 2002’de iktidara geldiğimizde şunları söyledik; bu milletin 28 Şubat’a verdiği cevaptır 3 Kasım 2002. Bu cevabın devamı bizim için çok önemlidir. Seçildiği halde iktidara hiçbir zaman gelemeyenleri AK Parti, 27 Nisan e-muhtırasına karşı duruşuyla bu milletin iktidara gelebileceğini gösterdi."

“Bu vesayetçileri tarihin çöp sepetine atmak 16 Nisan’da en büyük görevimizdir”

“Bu hükümetin adının vesayetçi parlamenterizm idi” diyen Başkan Temurci, “Vesayet odaklarından biri medyaydı, biri ordu, biri iş dünyasıydı, biri üniversiteydi. Milletin kendilerine vermediği hakkı milletin üzerinde kullanarak, milletin iktidarını çalan bu vesayetçileri tarihin çöp sepetine atmak 16 Nisan’da en büyük görevimizdir. Bunu hep birlikte başarmalıyız” diye konuştu.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Temurci’nin ardından bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ise, “Bugün üzerinden 20 yıl geçen 28 Şubat, ’millete rağmen ve millet dışı iktidar’ anlayışında olan vesayetçilerin, parlamenter sistemde benzerlerine sıklıkla tanık olduğumuz darbelerinden biri ve ’post modern’ kılıflı olanıdır. Biliyorsunuz, bu kavramlaştırmayı, bizzat darbecilerin kendisi yapmıştır. 28 Şubat; amaçları, aktörleri ve sonuçları itibarıyla bir ’proje’dir. Bu ülke insanlarının zulmüne, haksızlığına ve hukuksuzluğuna çok aşina oldukları, bir ’toplumu, siyaseti ve milleti dizayn’ projesidir. 28 Şubat, takvimden bir gün değil, hazırlıkları ve etkileriyle uzun bir ’sürecin’ adıdır” dedi.

“28 Şubat’ı bize yaşatanlar milletten asla bir destek göremediler”

“28 Şubat’ın en büyük acılarını yine kadınlar çekti” diyen Bakan Kaya, “Burada 28 Şubat yüzünden hayatlarının bir kısmı gasp edilen, en temel hakları elinden alınan değerli dostlarımız, ablalarımız, büyüklerimiz var. Biz kaderin üstünde bir kader olduğuna iman etmiş insanlarız. Çalışıp üzerimize düşeni yapacak, mücadelemizi verecek, ondan sonra da tevekkül edeceğiz. İşte sizler, o yenilgi, yenilgi büyüyen zaferin isimlerisiniz. 28 Şubat’ı bize yaşatanlar milletten asla bir destek göremediler. Nitekim, 2001’de kurucu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde siyasi hayatına başlayan AK Partimiz, Kasım 2002 seçimlerinde ezici bir üstünlükle tek başına iktidara geldi. Daha sonra da her seçimde oyunu artırarak iktidarını pekiştirdi. Artık korkulu rüya görmektense uyanık kalacağız. Türkiye’yi, istikrarını sağlam teminatlar altına alan yeni ve çağdaş bir sistemle buluşturmak gerekiyor. Öyle bir sistem kuralım ki, milli irade gaspına alışmış vesayetçilerin bütün ümitleri sona ersin” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Bakan Kaya, 28 Şubat’ta mağdur olan kadınların avukatlığını yapanlara plaket verdi. Daha sonra Temurci’nin de aralarında olduğu protokol hatıra fotoğrafı çektirdi. Programın ardından Temurci’ye partililer yoğun ilgi göstererek, fotoğraf çektirdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.