banner334
Flaş Haber
Kapat
08 Mart 2017 Çarşamba 16:47
Obezite böbreklerin iflas etmesine yol açıyor

Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır, obezitenin artışına paralel olarak böbrek hastalıklarının da arttığını söyledi.

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır, böbrek sağlığını gündeme getirmek için her yıl tüm dünyada farkındalık çalışmaları yapıldığını ve kronik böbrek hastalığının artışında önemli bir rolü olan obeziteye çekmek için 2017 yılının ana temasının da "Böbrek Hastalıkları ve Obezite" olduğunu söyledi. Adeta küresel bir salgın haline gelen obezitenin artışına paralel olarak görülen sorunlardan birinin de böbrek hastalıkları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çakır, “Araştırmalar, obez olan kişilerde kronik böbrek hastalığı gelişme riskinin ideal kilodaki kişilere oranla yüzde 83 oranında arttığını gösteriyor. Böbrek sağlığını gündeme getirmek için her yıl tüm dünyada farkındalık çalışmaları yapılıyor ve kronik böbrek hastalığının artışında önemli bir rolü olan obeziteye dikkat çekmek için 2017 yılının ana teması da böbrek hastalıkları ve obezite oldu. Obezite, hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalıkları, kalp hastalıkları, kanser, hemen her gün üzerinde konuştuğumuz bu hastalıklar artık güç birliği etmişçesine birlikte ilerliyor. Hastalıkları birbirinden bağımsız olarak ele almak neredeyse imkansız oldu. Ortak kesişim noktalarında bulunan obezite ise yayılımlarını artıran önemli bir etken. Obezite, kronik böbrek hastalığı ve son dönem böbrek hastalığının gelişiminde güçlü bir risk faktörü. Her geçen gün artan böbrek hastalıklarının, ciddi ama düzeltilebilir bir nedeni olan obezitenin önüne geçilmesi, toplum sağlığı için mutlak bir zorunluluktur” şeklinde konuştu.

“Erken saptandığında önlenebilir”

Global olarak her 10 kişiden birinde kronik böbrek hastalığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çakır, “Hastalığın son dönem böbrek yetmezliği evresinde olup, diyaliz tedavisine ihtiyaç gösteren hasta sayısı tüm dünyada 2,6 milyondur. Bu sayının 2030 yılında ikiye katlanarak 5,4 milyon olacağı öngörülmektedir. Böbrek fonksiyon bozukluğu basit, ucuz idrar ve kan testleri kullanılarak erkenden saptandığında önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir bir sorundur. Koruyucu hekimlik ve tanı aşamasındaki gecikmeler nedeniyle hastalık sıklıkla son dönem böbrek yetmezliği evresine ilerlemektedir. Bu evrede yüksek sakatlık, ölüm oranları ve kötü yaşam kalitesi ile hasta sağlığını, uygulanması gereken yüksek maliyetli diyaliz ve böbrek nakli tedavileri ile de sağlık bütçesini ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Obezitenin böbrekler üzerinde meydana getirdiği hasarlar ise, aşırı kilo, dolaylı ve doğrudan olmak üzere böbrekler üzerine farklı yollarla etki ediyor. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik böbrek hastalığı gelişiminde etkisi olan metabolik hastalıklara neden olarak dolaylı yoldan etki sağlıyor. Bununla birlikte artan kilo nedeniyle böbreklerin yükü artıyor. Vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için böbreklerde süzme işlevi gören üniteler büyümek zorunda kalıyor bu da böbrek içinde basınç artışı ve idrarda protein kaçağına neden oluyor. Böbrek süzme kanallarında ve idrar yapısında ortaya çıkan değişikler zaman içinde taş oluşmasını sağlıyor. Bununla birlikte, artmış yağ dokusu, hücrelerin kontrolsüz ve anormal çoğalmasına yol açan maddelerin salgılanmasına neden olur, böylelikle kanser gelişme riskini yüksektir. Vücut kitle indeksindeki her 5 kilogram/metrekarelik artış böbrek kanseri riskini yüzde 25 artırıyor” ifadelerini kullandı.

“Dünyada 600 milyon kişi obezite nedeniyle sağlık sorunu yaşıyor ve bu sayının 220 milyonu çocuk”

“Obezite küresel bir salgın olarak yayılmaya devam ederken özellikle çocukluk çağındaki artış gelecek nesillerin sağlığı açısından tehdit oluşturuyor” diyen Prof. Dr. Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyada 600 milyon kişi obezite nedeniyle sağlık sorunu yaşıyor ve bu sayının 220 milyonunun çocuk olması böbrek hastalıkları açısından da endişe oluşturuyor. Çocuklar artık kronik hastalıklar ve onların yarattığı yan etkilerle daha erken yaşlarda tanışıyor. Böbrek hastalıkları da bunlardan biri. Çocukluk çağı obezitesinin böbrek hastalığı riskini gösterecek çok az sayıda çalışma bulunuyor. Ancak yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalar gösteriyor ki, kilolu çocukların ileriki yaşlarda ciddi problemlerle karşılaşma ihtimalleri de artıyor. Sorunla başa çıkabilmek için, hastalığa yol açan risk faktörlerini tanımlamanın önemi büyük. Böylelikle, yüksek risk grubunda yer alan kişilere yapılacak tarama testleri ile hastalık, erken evrede saptanabileceği gibi ilerlemesi de engellenmiş olacaktır. Aynı zamanda kronik böbrek hastalığı konusunda farkındalık çalışmalarıyla toplumun sağlıklı yaşam değişiklikleri yönünde eğitilmesi sağlanabilir, hastalığın gelişiminin önüne geçilebilir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner360

banner359