Reklam
Reklam

ÖMER DİNÇER'DEN TEK CÜMLELİK DEĞERLENDİRME

Karamanlı Devlet Eski Bakanlarından Ömer Dinçer'den tek cümlelik değerlendirme

ÖMER DİNÇER'DEN TEK CÜMLELİK DEĞERLENDİRME
25 Temmuz 2020 - 12:31

Şehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dinçer’den tek cümlelik değerlendirme; "Mülk küfür ile payidar olur ama zulüm ile olmaz"

Şehir Üniversitesi kapandı. Üniversitenin kayyum atanmadan önceki son Mütevelli Heyet Başkanı Dinçer durumu tek cümleyle değerlendirdi: "Mülk küfür ile payidar olur, zulüm ile payidar olmaz"

Resmi gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla İstanbul Şehir Üniversitesi'nin faaliyet iznine son verildi. Karar, geçen aylarda değiştirilen Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde alındı.

Öğrenci ve akademisyenlerin durumunun ne olacağıyla ilgili şimdiye kadar net bir cevap verilmediği ifade ediliyor.

Ama çok sayıda personel ve akademisyenin işlerini kaybetmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

Öğrencilerin ise Marmara Üniversitesi’ne mi yoksa başka bir üniversiteye mi gönderileceğine ilişkin net bir açıklama henüz yok.

Eski bakanlardan, kayyum atanmadan önceki İstanbul Şehir Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Dinçer, Independent Türkçe’ye “Başlangıçtan bu yana yaptığımız tespitler kendini ortaya koydu” dedi.

Dinçer değerlendirmesinin tek cümle olacağını söyledi: "Mülk küfür ile payidar olur ama zulüm ile payidar olmaz."

Şimdiye kadar ne oldu?

Kurucuları arasında eski başbakanlardan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da olduğu Bilim ve Sanat Vakfı, 2008 yılında İstanbul Şehir Üniversitesi’ni resmen kurdu. 

Kuruluşun ardından 2 yıl öğrenci almayan ve çalışmalarına devam eden üniversite, 2010’da o dönem Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül ve Başbakanlık görevinde bulunan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla akademik hayatına başladı.

Altunizade’de bulunan binasında eğitim vermeye başlayan üniversite,  Kartal Dragos’ta bulunan Tekel arazisi, 2009 yılında Özelleştirme İdaresi tarafından Milli Emlak’a devredilmiş, Milli Emlak da söz konusu araziyi İstanbul Şehir Üniversitesi’ne tahsis etti.

Üniversite yönetimi, Eylül 2016’da bu alana kampüs yapmak için Halkbank’tan 300 milyon liralık kredi kullandı. Kredi karşılığında ise arazi ipotek gösterildi.

İstanbul Defterdarlığı, arazinin kredi karşılığı ipotek gösterilmesinin uygun olduğuna yönelik bir karar verdi.
Mart 2019’a kadar kredinin 55 milyon 68 bin lirası bankaya geri ödendi.

TMMOB’nin, tahsis arazinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin açtığı davada Danıştay, tahsis edilen 13 parselden 1 parseli hakkındaki yürütme durdurunca Halkbank da kredinin teminatsız kaldığı gerekçesiyle 3 Nisan 2019’da krediyi geri çağırdı.

Üniversitenin kurucu vakfı olan BİSAV, daha önce üniversiteye bağışlanan Tuzla’daki 115 dönüm araziyi bankaya ek teminat olarak gösterdi.

Banka bu teminatı kabul etmedi, üniversitenin kredi limitlerini kullanmasını engelledi ve üniversitenin tüm malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir koydurdu.

Banka hazırladığı raporlarla tahsisi Danıştay’ca durdurulan tek parsellik araziye dayanarak çok sayıda binanın maddi değerinin kalmadığını ifade eden bir rapor hazırlayarak mahkemeye sundu. 

Üniversitenin, ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin yaptığı başvuru da mahkeme tarafından reddedildi.
19 Aralık 2019’da üniversite yönetimi, hami üniversite olan Marmara Üniversitesi’ne devredildi. Bir ay sonra ise üniversitenin kurucu vakfı olan BİSAV’a 3 kişilik bir kayyum yönetimi atandı. / The Independentturkish
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • M.Akif Akyüz
    2 ay önce
    Ömer Dinçer çok doğru söylemiş.Zulüm ve zalimler payidar kalamaz.